
Çalıştığım orkestrada ütüyü fişten çekmiş miydim diye emin olamayıp eve tekrar giden arkadaşlarım oldu. Hatta provaya ütüsünü de yanında getirdiler. Çünkü ütünün fişini çektikleri halde hala tereddüt yaşamaları beynin bu bilgiye hala güvenmediğini gösteriyor bize. Ya da düşünmektense o bilgiyi beynin işitmesi insan beyni üzerindeki etkisi daha büyük sanırım.
- Kulaktan gelen seslerin beyine olan etkisinin o isteği düşünmekten daha garanti bir algı yarattığı bu sayede beynin seslerden düşüncedelere kıyasla daha fazla etkilendiğini düşünmekteyim.
- Konuşma güçlüğü çeken insanlara konuşmaları için bu yöntemin daha fazla yarar sağladığını gördüm.
- Periyodik melodiler ile kelimelerin tekrar edilmesi daha etkili bir yöntem oluşturuyor. Bu sayede konuşmanın daha etkili bir şekilde gerçekleşmesi sağlanıyor.
- Eskiden delileri tedavi eden Osmanlı İmparatorluğu zamanında tımarhanelerde bu tür hastaların müzikle tedavi edilmesinin bilimsel temeli sanırım bu sebepleydi.
Koklear İmplantlı, Down Sendromlu ve Otizmli Öğrencilerim
Küçük Nehir’in Serüveni

Küçük Nehir’e Piyano öğretmekle başladı bu serüven. Nehir 2009 yılında sağır doğmuş, 2011 yılında koklear implant ameliyatı ve 2013 yılında ise beyin sapı operasyonu ile işitme eylemine başlamış bir çocuğumuz. Nehir 4 buçuk yaşındaydı. Onunla haftada iki gün ders yapma imkanım oldu. Kendi geliştirdiğim müzikle konuşmak terapisiyle kelimeleri müziksel bir üslupla daha kolay seslendirdiğini fark ettim.
Bu geliştirdiğim yöntemle başarı sağladığım için Nehir’i takip eden Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde bulunan Odyoloji Bölümü hocaları Nehir’in katettiği aşamanın sebebini öğrendikleri zaman beni okula davet ettiler.
Hocaların beni okula davet etmesi üzerine yaptığım bütün çalışmaları videoya kaydettiğim için okulda hocalara bir sunum yaptım. Onlarda bana sizin için ne yapabiliriz demeleri üzerine ben de Nehir gibi çocuklara ulaşabilmek için bana seçmeli ders açarsanız her dönem onlarca Serkan Özlü bu işi öğrenebilir dedim. Hocalar, üniversite senatosuna onay verip benim bağlı bulunduğum Kültür Bakanlığı’na bu talebi ilettiler.
Bakanlık, haftanın bir günü ders verebilmem için bana onay verdi. Bu sayede on yıl boyunca misafir öğretim görevlisi olarak aylık 261 TL karşılığında bu dersi yürüttüm.
Küçük Nehir’in geldiği nokta
Benim hedefim genç üniversite öğrencilerine bu terapiyi öğretip Nehir gibi onlarca çocuğa faydalı olabilmekti.
Sonra “Müzikle Konuşmak” ismindeki kitabımı yazmaya başladım. Amacım bu terapiyi bütün dünyada tanıtmaktı. Derslerimin belli günlerinde öğrencilerimi sesin nasıl işlendiğini görebilmeleri için öğrencilerimi Kültür Bakanlığı’nın güzide topluluklarının provalarına ziyarete götürdüm.
Bazen bazı öğrencilerim gelmemek için bir sürü bahaneler yaratırladı.
Ben de kendilerine milyon dolarınız olsa bu toplulukların provalarına asla giremezsiniz, en fazla konserlerini en ön sırada seyredebilirsiniz derdim.
Amacım müziğin nasıl işlendiğini yakından görmeleriydi.